Son 50 yılda bitki bilim ve teknolojisi, bu önemli tema üzerinde bilinen spesifik gelişmelerin artmasına dayanan devamlı bir gelişme izlemiştir. Bu gelişme hala devam etmektedir ve yeni ürünlerin ve formüllerin sayesinde kendini açıkca gösterir. Her zaman daha seçici bir pazarın isteklerine göre kalite ve nitelik göz önüne alındığında damlama gübrelerinin, yaprak gübrelerinin, organik gübrelerin ve aminoasitlerin kullanışı üretim için elzem bir şekilde tarım biliminde yerini bulur.

Diğer bir deyişle özel verim yükselticilerinin zekice kullanımı, ürünlerdeki kalıtımsal güçlerden doğan gerçek maksimum seviyedeki verimliliğe hızlı bir şekilde yaklaşmaktadır.

Sonuçta bugün bitkilerin yalnızca azot, fosfor ve potasyuma ihtiyacı olmadığı, bununla birlikte kendilerine ait üretim güçlerini en iyi şekilde ifade edebilecek kompoze bir beslenme programına gereksinim duyduğu anlaşılmıştır. Besleme ürünlerimizin ve biyolojik canlandırıcılarımızın profesyonel kullanımı, bitki metabolizmasını düzenleyip büyümenin doğal ritimlerini yükselterek ürün verim ve kalitesini en ust seviyelere çıkarmaktadır.

Geleneksel ve standart bitki besleme ve bitki koruma teknikleri kullanılarak yapılan üretimin ihtiyacı karşılamadığı gibi kazanç sağlamadığı da çok açıktır. Modernleşen dünyada hızla artan nüfusa rağmen doğal kaynakların ve üretim alanlarının hızla azalması, birim alandan en yüksek kalite ve verimi en düşük maliyetlerle karşılamayı zorunlu hale getirmiştir. Elbette insan faktorunun sebep olduğu ve yanlış tarımsal uygulamalarla elden çıkan üretim alanlarını zor da olsa geriye dondurmek mümkündür. Ancak bu, yüksek maliyetli ve uzun zaman gerektiren bir süreçtir. Bu nedenle tabiata saygı cercevesinde üretim maliyetini duşurmenin en onemli yollarından biri en kaliteli ürünu, doğru zamanda ve doğru teknik yaklaşımla kullanarak kalite ve verimi artırmaktır.

Bu amaçları takip ederken, gerek çiftçilerin gerekse ürünlerimizi kullanan diğer üreticilerin beklenti ve taleplerini dikkate alarak yenilikçi ve açık seçimler yaptık.